bakış bakış NounEnglishglanceالعربيةنظرة خاطفةExampleO, gazetelerin başlıklarına **bakış** (göz gezdirdi / göz ucuyla baktı) attı.She took a quick glance at the newspaper headlines.Burada 'bakış' kelimesi, 'atmak' fiiliyle bütünleşir.