balık balık Noun

English
fish
العربية
سمك

Example

  • Çocuklar renkli balıkları (görmek / seyretmek / izlemek) görünce heyecanlandılar.
  • The children were excited to see the colorful fish.
  • Heyecan, Türkçede genellikle 'görmek' fiiliyle pekiştirilir.