his His Noun
- English
- feeling
- العربية
- شعور
Example
- Sahneden sonra büyük bir sevinç *duyumsadı* (hissetti / tattı / yaşadı).
- She had a feeling of immense joy after the performance.
- Burada 'hissetmek' fiilinin isim hali olan 'duyumsama' zarif bir alternatiftir.