karşı çıkmak karşı çıkmak Verb

English
counter
العربية
الرد المفحم

Example

  • O, suçlamalarına gerçeklerle [karşı çıktı] (mukabele etmek / cevap vermek).
  • She countered his accusations with facts.
  • Burada 'karşı çıkmak' en doğal akışı sağlıyor.