uzatma Uzatma Noun
- English
- extension
- العربية
- تمديد
Example
- Metro hattının **uzatma**sı (eklenti / ilave / genişleme) yolculara fayda sağlayacak.
- The extension of the subway line will benefit commuters.
- Burada fiziksel bir yapı genişlemesi kastediliyor.