kanıtlamak Kanıtlamak Fiil
- English
- prove
- Deutsch
- beweisen
Example
- Yeni kanıtların onun masumiyetini **kanıtlamasını** umuyorlar. (İspatlamasını / Meydana çıkarmasını)
- They hope this new evidence will prove her innocence.
- Burada 'kanıtlamak' en doğal seçimdir.