kıyafet Kıyafet Noun
- English
- clothing
- Deutsch
- kleidung
Example
- Fabrikadaki işçiler koruyucu **kıyafet** (**giysi** / **giyim** / **üst baş**) giyiyorlar.
- Workers at the factory wear protective clothing.
- Koruyucu ekipman anlamında 'iş elbiseleri' de denir.