olağanüstü Olağanüstü Sıfat
- English
- outstanding
- Deutsch
- herausragend
Example
- Topluma yaptığı hizmetlerden dolayı **olağanüstü** bir ödül aldı. (Göz doldurmak / Seçkinlik / Üstünlük)
- She received an award for her outstanding service to the community.
- Burada 'hizmet' kelimesiyle güçlü bir bağ kuruyor.