i̇şten çıkarma [iʃ.ten.tʃyk.ar.ma] Noun
- English
- dismissal
- Deutsch
- die kündigung
Example
- Avukat, onun *işten çıkarma* (fesih / azletme / görevden alma) davasını kazanmak için savaşıyor.
- He is fighting his dismissal in court.
- Hukuki süreç vurgulanıyor.