yoğunlaştırmak Yoğunlaştırmak Fiil

English
heighten
Deutsch
intensivieren

Example

  • Olay, kamu endişesini **yoğunlaştırmak** (keskinleştirmek / artırmak / şiddetlendirmek) için bir araç oldu.
  • The incident served to heighten public anxiety.
  • Burada 'artırmak' yerine 'yoğunlaştırmak' duygusal etkiyi daha iyi verir.