emsal Emsal Noun
- English
- precedent
- Ελληνικά
- προηγούμενο
Example
- Bu karar, gelecekteki tazminat davaları için güçlü bir **emsal** (örnek olay / ilk uygulama / yol gösterici) oluşturdu.
- The ruling set a precedent for future libel cases.
- Hukuki bağlamda en güçlü karşılığıdır.