geçiş Geçiş İsim

English
passing
Ελληνικά
ΠΕΡΑΣΜΑ

Example

  • Öğleden sonra ışığının o kadim el yazması üzerindeki *geçişi* (süzülmesi / akışı / kayması) büyüleyiciydi.
  • The colour of the wood darkens with the passing of time.
  • Işığın hareketini zarifçe anlatır.