geleneksel Geleneksel Adjective
- English
- traditional
- Ελληνικά
- παραδοσιακός
Example
- Düğün töreninde köklü (geleneksel / otantik) kıyafetler giydiler.
- They wore traditional dress for the wedding ceremony.
- Kıyafetler için 'geleneksel' en yaygın kullanımdır.