ortaya çıkarmak ortaya çıkarmak Fiil

English
reveal
Ελληνικά
αποκαλύπτω / reveal

Example

  • Şirket, birleşmenin detaylarını **ortaya çıkarmayı** (açığa vurmayı / ifşa etmeyi) reddetti.
  • The company refused to reveal the details of the merger.
  • Kurumsal dilde gizliliğin kalkması.