özellikle Özellikle Adverb

English
notably
Ελληνικά
αξιοσημείωτα

Example

  • Bu projenin zorlukları vardı, **özellikle** (ayrıca / bilhassa / esasen) bütçe kısıtlaması.
  • The house had many drawbacks, most notably its price.
  • Burada 'bütçe kısıtlaması' en büyük sorundur.