gençlik dönemi (ergenlik) Gençlik Dönemi Adjective
- English
- teenage
- Ελληνικά
- έφηβος/η (ή δάνειο: teenage)
Example
- O, büyük hayalleri olan bir **gençlik dönemi** kızı.
- She is a teenage girl with big dreams.
- Burada 'gençlik dönemi' sıfat görevi görüyor.