uygulayıcı [uygulajy] / [uğulaəyı] Noun
- English
- practitioner
- Ελληνικά
- Ειδικός / Πρακτικός Εφαρμογής
Example
- Diş **Uygulayıcısı** yeni bir tedavi planı önerdi. (Diş **İcracı** / **Uzman** yeni bir tedavi planı önerdi.)
- The dental practitioner recommended a new treatment plan.
- Tıp alanında 'Uygulayıcı' gayet yaygındır.