yapamaz [ja.pɑ.mɑz] Verb

English
cannot
Ελληνικά
Δεν μπορώ

Example

  • İnsanların bu kadar nazik olduğuna inanamıyorum.
  • I cannot believe the kindness of strangers.
  • Burada şaşkınlık ve minnettarlık vurgulanır.