kanıt Kanıt Noun

English
proof
English
proof

Example

  • Fotoğraflar, onun orada olduğuna dair **kanıt** (delil / ispat) niteliğindedir.
  • The photos are proof that he was there.
  • Burada 'kanıt' kelimesi, olayın gerçekleştiğini gösteren somut bir nesne olarak kullanılıyor.