kapsamak Kapsamak Verb

English
encompass
English
encompass

Example

  • Bu iş, geniş bir yelpazedeki sorumlulukları **kapsar** (içine alır / bünyesinde barındırır) — İşin kapsamı çok geniş.
  • The job encompasses a wide range of responsibilities.
  • Sorumluluk alanını tanımlarken en doğal karşılığıdır.