konumlanmış konumlanmış Adjective
- English
- situated
- English
- situated
Example
- Köy, derin bir vadide **konumlanmıştır** (yerleşiktir / mevzi almıştır) — vadinin coğrafi olarak oraya yerleştirildiği hissi veriyor.
- The village is situated in a deep valley.
- Fiziksel yerleşimi vurgular.