temkinli Temkinli Adjective
- English
- cautious
- English
- cautious
Example
- Hükümet, rapora karşı **temkinli** (ihtiyatlı / tedbirli) bir tavır sergiledi.
- The government has been cautious in its response to the report.
- Burada 'temkinli' kelimesi, aceleci bir açıklama yapmaktan kaçınmayı ifade eder.