biçimlendirmek Biçimlendirmek Fiil

English
forge
Español
forjar

Example

  • İki ülke, uzun süren görüşmelerin ardından kalıcı bir barış anlaşması **biçimlendirdi** (kurmak / tesis etmek / oluşturmak) —. Bu, bölge için büyük bir dönüm noktasıydı.
  • The two countries forged a new trade agreement.
  • Anlaşma gibi soyut bir şeyin 'dövülerek' değil, 'şekillendirilerek' yapıldığı vurgulanır.