yabancılaşmış Yabancılaşmış Noun

English
outsider
Español
ajeno

Example

  • O parti gecesinde kendimi tam bir **yabancılaşmış** gibi hissettim.
  • She felt like an outsider at the party.
  • Burada 'dışlanmış'tan daha yumuşak bir his var.