affetmek Affetmek Fiil

English
forgive
فارسی
بخشیدن

Example

  • Beni dünkü düşüncesiz sözlerim için **affetmek** [Bağışlamak / İhmal etmek / Hoş görmek] zorunda mısın?
  • Can you ever forgive me for the misunderstanding?
  • Burada 'zorunda mısın' (must you) yapısı, eylemin ağırlığını gösterir.