derin sıkıntı / bunaltı Derin Sıkıntı Noun
- English
- distress
- فارسی
- درماندگی
Example
- Haber, onu büyük bir **derin sıkıntıya** (**sıkıntı** / **üzüntü** / **keder**) soktu.
- The news caused her great distress.
- Burada 'büyük' kelimesi, İngilizce'deki ağırlığı yakalamak için şarttır.