eğlendirmek Eğlendirmek Verb
- English
- entertain
- فارسی
- سرگرم کردن
Example
- Sokak sanatçıları turistleri bütün öğleden sonra **eğlendirdi** (hoşça vakit geçirtmek / keyif vermek).
- The street performers entertained the tourists all afternoon.
- Burada 'eğlendirmek' hem şov yapmayı hem de keyifli zaman sunmayı kapsar.