hayretler içinde kalmak Hayretler içinde kalmak Adjective
- English
- shocked
- فارسی
- شوکزده
Example
- O kadar yüksek bir teklif aldım ki **hayretler içinde kaldım** (şaşkına döndüm / nutku tutuldu) — O kadar yüksek bir teklif aldım ki nutkum tutuldu.
- I was quite shocked when I found out what he'd done.
- Burada 'hayretler içinde kaldım' ifadesi, şaşkınlığın derecesini vurgular.