sebep olmak / i̇kna etmek Sebep olmak Verb
- English
- induce
- فارسی
- برانگیختن
Example
- Hiçbir şey beni o işi kabul **etmeye ikna edemezdi** (sebep olmak / yol açmak / tetiklemek).
- Nothing would induce me to take that job.
- Burada güçlü bir iradeye karşı koyma anlamı var.