karışmak Karışmak Fiil

English
interfere
فارسی
دخالت کردن

Example

  • Annem, özel hayatıma **karışmamayı** öğrenmeli. (Leyla ile Mecnun / Araya girmemek / Sözümü kesmemek)
  • I wish my mother would stop interfering in my personal life.
  • Burada 'karışmamak' en doğal ve samimi karşılıktır.