köklü Köklü Sıfat
- English
- long-standing
- فارسی
- دیرینه
Example
- Onların **köklü** bir anlaşması var. (Yerleşik / Süregelen / Derin) — Bu, aralarındaki güveni gösterir.
- They have a long-standing agreement.
- Burada 'anlaşma' kelimesi, ilişkinin sağlamlığını vurgular.