kolaylaştırmak Kolaylaştırmak Fiil

English
facilitate
فارسی
تسهیل کردن

Example

  • Yeni ticaret anlaşması, ekonomik büyümeyi **kolaylaştırmak** (imkan sağlamak / önünü açmak) için bir fırsat sunuyor.
  • The new trade agreement should facilitate more rapid economic growth.
  • Burada 'imkan sağlamak' daha çok fırsat yaratma yönünü vurgular.