kınamak [kɯnɑmɑk] Verb
- English
- condemn
- فارسی
- محکوم کردن
Example
- BM, komşunun sebepsiz saldırganlığını **kınadı** (ayıpladı / sertçe eleştirdi / sertçe reddetti) — Uluslararası camia, komşu devletin bu haksız saldırganlığını topyekûn kınadı.
- The UN issued a statement to condemn the invasion.
- Diplomatik dilde en yaygın ve güçlü karşılığıdır.