ölçü / ölçmek Ölçü Noun
- English
- measure
- فارسی
- اندازهگیری
Example
- Hükümet, enflasyonu dizginlemek için sıkı **ölçüler** (**tedbirler** / **kısıtlamalar** / **sınırlar**) uygulamaya koydu.
- The government introduced strict safety measures.
- Burada 'tedbir' anlamı baskındır.