uygulatmak Uygulatmak Verb

English
enforce
فارسی
اعمال کردن

Example

  • Belediye, yeni park kurallarını **uygulatmayı** (uygulatmak / yürütmek / tahkim etmek) kararlaştırdı.
  • The city council decided to enforce the new parking regulations.
  • Burada 'uygulamak' yerine 'uygulatmak' kullanmak, zorunluluk hissini artırır.