varsayım Varsayım Noun
- English
- assumption
- فارسی
- فرض
Example
- Tüm iş planımız, rakibin fiyat kırmaya gitmeyeceği **varsayımına** (tahmin / ön kabul / zannetme) dayanıyordu.
- The plan was based on the false assumption that we had enough funding.
- Burada 'varsayım' kelimesi, planın ne kadar riskli olduğunu vurgular.