yabancı Yabancı Noun
- English
- foreigner
- فارسی
- خارجی
Example
- Benim için bu şehirde yaşamak tam bir [Yabancı] (Ecnebi / Garipler) deneyimiydi.
- The fact that I was a foreigner was a big disadvantage.
- Burada 'yabancı' kelimesi, hem coğrafi hem de duygusal bir ayrımı vurguluyor.