abartmak abartmak Fiil

English
exaggerate
Français
exagérer

Example

  • Otel berbattı ve ben **abartmıyorum** (mübalağa etmek / şişirmek).
  • The hotel was filthy, and I'm not exaggerating.
  • Bu kalıp, cümlenin sonuna gelerek vurgu yapar.