dokunmak / tıklamak Dokunmak Noun
- English
- tap
- Français
- tapotter / effleurer
Example
- Banyo **musluğu** (hafifçe vurma / tık) bütün gece damlıyordu.
- The bath taps were dripping all night.
- Burada 'tap' nesne olarak kullanıldığı için 'musluk' en doğru karşılıktır.