hapsedi̇lme HAPSEDİLME Noun
- English
- imprisonment
- Français
- l'emprisonnement
Example
- Sanık, on yıl **HAPSEDİLME** (mahpusluk / tutsaklık) cezasına çarptırıldı.
- The defendant faced a maximum of ten years' imprisonment.
- Hukuki dilde en yaygın ve nötr karşılık.