kaygılı Kaygılı Adjective
- English
- anxious
- Français
- angoissé / inquiet
Example
- Otobüs gecikince, Ayşe [Kaygılı] olmaya başladı.
- The bus was late and Sue began to get anxious.
- Burada 'endişeli' de kullanılabilir ama 'kaygılı' daha derin bir gerginliği ifade eder.