kuraklık Kuraklık Noun
- English
- drought
- Français
- sécheresse
Example
- Çiftçiler, iki yıllık şiddetli **kuraklık** (kıtlık / susuzluk / kuruma) yüzünden yıkımın eşiğinde. (Çiftçiler, iki yıldır süren şiddetli kuraklık yüzünden yıkımın eşiğinde.)
- Farmers are facing ruin after two years of severe drought.
- Burada 'yıkımın eşiğinde' ifadesi, durumun ciddiyetini vurgular.