dans [dɑːns] Noun

English
dancing
हिन्दी
नाचना

Example

  • Gece yarısına kadar müzik ve **dansın** (dans / oynama / ritim) olduğu bir parti vardı.
  • There was music and dancing till two in the morning.
  • Türkçede bu tür partilerde 'eğlence' vurgusu daha yoğundur.