kısıtlama Kısıtlama Noun
- English
- constraint
- हिन्दी
- बाध्यता
Example
- Yeni yasa, karbon emisyonları üzerinde sıkı **kısıtlamalar** (sınırlama / engel / zorunluluk) getiriyor.
- The new law imposes strict constraints on carbon emissions.
- Burada 'sıkı' kelimesiyle birlikte kullanılması, kısıtlamanın şiddetini vurgular.