durulmak /ˈlɪŋɡər/ Fiil
- English
- linger
- हिन्दी
- बने रहना
Example
- Misafirler, parti bittikten sonra bile koridorda **duruldular** (durulmak / oyalanmak / kalmak) ve vedalaşmak istemediler.
- The guests lingered in the hallway after the party ended.
- Burada 'kalmak'tan daha zarif bir kalma isteği var.