öncelik etmek / önce gelmek Öncelik Etmek Verb

English
precede
हिन्दी
अग्रसर होना

Example

  • Savaşın **öncelik ettiği** yıllar gerginlikle geçti. (Önce gelir / Yol açar / Temel oluşturur)
  • The years preceding the war were marked by tension.
  • Burada 'öncelik etmek', savaşın kendisinden önceki dönemi tanımlar.