tetiklemek tetiklemek Verb

English
stimulate
हिन्दी
प्रेरित करना

Example

  • Serginin yeni eserleri, sanat çevrelerinde ilgiyi [ateşlemek / canlandırmak / kıvılcım çakmak].
  • The exhibition has stimulated interest in her work.
  • İlgi uyandırma anlamında 'ateşlemek' çok yaygındır.