emsal Emsal Noun

English
precedent
Bahasa Indonesia
preseden

Example

  • Bu karar, gelecekteki tazminat davaları için güçlü bir **emsal** (örnek olay / ilk uygulama / yol gösterici) oluşturdu.
  • The ruling set a precedent for future libel cases.
  • Hukuki bağlamda en güçlü karşılığıdır.