kıvılcım Kıvılcım Fiil

English
spark
Italiano
accendere / scintilla

Example

  • Yeni yasa, ülke çapında geniş çaplı protestoları **ateşledi** ([ateşlemek] / [kıvılcım vermek] / [tetiklemek]).
  • The new law sparked widespread protests.
  • Burada 'ateşlemek', olayın şiddetini ve yayılımını vurgular.