kıpırdatmak Kıpırdatmak Fiil

English
stir
Italiano
agitare / scuotere

Example

  • Şekerin erimesi için çayını biraz *kıpırdatmak* (Hafifçe karıştırmak / Sallamak / Çalkalamak) yeterliydi.
  • She stirred her tea to dissolve the sugar.
  • Mutfakta 'karıştırmak' da kullanılır ama 'kıpırdatmak' daha zariftir.